Master yaparken okula gitmeye üşenenlerin ve askerliğini erteletmek isteyenlerin kurtarıcısı olan uzaktan eğitim veren üniversitelere olan talep gün geçtikçe artıyor. Genelde çalışanların tercih ettiği bu sistemde derse girmek için bilgisayarınızın yanınızda olması yeterli. Okula yetişme derdi, derse geç kaldım derdi, derse giremedim notları şimdi kimden alıcam derdi uzaktan eğitim sistemi ile artık sona erdi. Yapmanız gereken sadece online olmak ve derse katılmak. Bundan daha da kolayını beklemeyin artık :)
Kategori > Genel
Uzaktan Eğitim
Yeni nesil ayakkabı Vibram Five Fingers
Ayak parmaklarımız da artık özgürlüğüne kavuşuyor :) İtalyanların bu müthiş ayakkabı tasarımı sayesinde artık dışarda da ayak parmaklarımız evdeki kadar rahat. Görenlerin şaşkınlıkla karşıladığı bu yeni nesil ayakkabı gezerken, spor yaparken, yüzerken, tırmanırken her yerde ve yer zaman size maksimum rahatlık sunuyor. Henüz her yerde bulamayacağınız bu tasarım…
Amerika Temsilciler Meclisi Sözde Soykırımı Kabul Etti
Sözde Ermeni soykırımı ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi’nde kabul edildi. Bu kararın bir bağlayıcılığı yok sadece tavsiye niteliği taşıyor. ‘Evet’ kararı çıkan tasarının aynısı, 2007 yılında da Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu’nda 21′e karşı 27 oyla kabul edilmiş ancak o zamanki Başkan George W. Bush yönetiminin çabaları sonucu, Temsilciler Meclisi Genel Kurulu tasarıyı gündemine almamıştı. bütün bunlar olurken…
Çöpçatanlık out Evlilik in
Televizyon kanallarında hızla çoğalan evlilik programlarıyla birlikte internet sektöründe de evlilik temalı sitelere gün geçtikçe yeni bir tanesi ekleniyor. Farklı kesimlere farklı konseptlerle hitap eden evlilik siteleri aslında yıllardır internette “edepsizce” yapılan işi “meşru”laştırdı. Daha önceleri arkadaşlık ve flört üzerine siteler açılırken artık evlilik siteleri daha elit gibi gözüktüğünden muhafazakar kesimin de ilgisini çekti.
2009′u sevmiştim aslında…
2009 benim için yeniliklerle ve heyecanlarla dolu bir yıldı. Hayatımı değiştirecek kararları ve olayları içine alan, geriye dönüp bakınca ters giden pek bir şeyin olmadığı genel olarak mutlulukların yer aldığı güzel bir yıldı.
2009′dan neler bekliyordum, açıkçası hatırlamıyorum ancak bana getirdiklerinden şikayetçi değilim. Peki ya neler mi getirdi bana bu yıl? Kısaca 2009′un bana getirdiklerinden ve bende bıraktıklarından bahsedeyim o halde.
Bankamatik’ten para çekme
Her zaman bankaların para çekme esnasında önce kartı veya önce parayı vermelerini sorgulamışımdır. Hangisi daha kullanışlıdır ve bankalar bu önemli kararı neye göre vermişlerdir. Gelelim bu kararın neden önemli olduğuna. Bu iki durumu ayrı ayrı ele alarak değerlendirelim…
Deloitte Teknoloji Fast 50 2009 sonuçları belli oldu
Deloitte tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Fast 50 Türkiye 2009 Programı‘nın sonuçları belli oldu. Türk Telekom’un ana sponsorluğunu yaptığı ve Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerini belirlemeyi amaçlayan programa yapılan başvurular değerlendirildi ve son beş yılda…
CeBIT 2009′dan izlenimler!
Sıkı bir CeBIT takipçisi olduğumu söyleyebilirim. Son söylenecek şeyi ilk söyleyeyim. CeBIT 2010 tam bir fiyasko! Daha önceki CeBIT fuarlarıyla bu seneki fuarı karşılaştırınca arada ciddi bir fark olduğunu söylemek mümkün. Öncelikle bu seneki CeBIT’i tatsızlaştıran ilk şey GSM operatörlerinin ve Türk Telekom’un bu fuarda olmayışıydı. Hiç bir standda hareketlilik ve heyecan yoktu. Öyle ki en hareketli stand TurkSat’a ait olan standdı ancak o bile geçmiş senelerden uzaktı.
Bu sene CeBIT’e gitmeye değecek başlıklar bir elin parmaklarını geçmeyecek …
İnternet’te ABD hegamonyasına son!
ABD aldığı şok kararlar artık interneti tek başına yönetmekten vazgeçmiş. Eskiden beri tek başına kararlar alan ABD’nin Icann (Internet corporation for assigned names and numbers) kuruluşu artık diğer ülkelerin de görüşlerini almak için iş birliğine gidecekmiş.
ABD hükümeti 1998 yılından beri faaliyet gösteren Icann şirketinin…
Sadece aptallar 8 saat uyur
Yeni okuduğum bir kitabı sizinle paylaşmak istiyorum. Kitabın ismi “Sadece Aptallar 8 Saat Uyur” ve yazarı Erdal Demirkıran. Öncelikle genel bir bilgi vermek gerekirse kitabın anlattıkları güzel olmasına karşın dilini pek beğendiğim söylenemez. Kitapta yapılan örneklemeler o kadar uzun ki, kimi zaman konudan uzaklaşmamak için kendinizi zor tutuyorsunuz.
Bahsedilen konu ise gerçekten hiçbirimizin kabul etmek istemediği gerçekler. Aslında 8 saat uyumanın bir dogma olduğu ve insanların yaşamlarını idame ettirebilmeleri için çok daha az uyumalarının yetebileceği konusunu işliyor. Sloganı ise gayet vurucu: “Aklı başında olan hiçbir insan ömrünün üçte birini yastığa bağışlamaz”
